16 Aralık 2018
  • İstanbul16°C
  • Ankara8°C

KARNE BASKISI, SINAV KAYGISI

OSMAN AZAD KAZAN

09 Şubat 2016 Salı 10:50

Karne Baskısı, Sınav Kaygısı

TEOG, YGS ya da LYS adına ne derseniz deyin, sonu S ile biten tüm uygulamalar yeni nesilde kaygı semptomlarını yükselten bir sebep olarak varlığını sürdürüyor.  Sadece sınav değil, birde karne kaygısı yaşıyor çocuklar. Bu bağlamda sınav dönemleri ve karne dönemleri yaklaştıkça intihar vakaları gözle görülür şekilde artıyor. Yakın bir zamanda, TEOG sınavından istediği başarıyı yakalayamayan Ayşe (13) intihar ederek yaşamına son verdi. İşin enteresan yönü, Ayşe’nin babasının akademiysen, annesinin doktor olmasıydı.  Benzer olay Kayseri’de “13” yaşında bir çocuğun karnesini almadan bir gün önce intihar etmesiyle tekrar yaşandı.  İki vakayı incelediğimizde intihar yöntemlerinin benzer özellikler taşıdığını görüyoruz.  

Genellikle yetkeci ebeveynlerin uyguladığı baskı neticesinde, çocuk kendisini sadece başarıya endekslemektedir. Böyle bir durumun oluşması da “bilinçli aile” rolünün eseri değil, bilinçsizlik silsilesinin bir kaybıdır. Sorun sadece aile ile sınırlı kalmamakta, adı sürekli değişen sınavlar “zorlaşıyor” algısı yaratmaktadır. İki intihar vakasından ilki olan Ayşe girmiş olduğu sınavdan istediği puanı alamadığını ifade etmiştir. Bu tür algılara yol açan nedenlerin başında; kıyaslamak ve cezalandırmak gelmektedir. Cezalandırmak sadece somut cezalar vermek değildir. Onunla konuşmamak ve mesafe almak ya da başarılı başka bir arkadaşından bahsetmekte cezalandırmaktır. Bu bağlamda Ayşe’nin düşüncesi şu şekilde gelişebilecektir;

  • “yapamazsam aileme ne derim?” ,
  • “arkadaşım Mehmet benden daha iyi, ben asla onun gibi olamayacağım.”

Uyaran yaklaştıkça, yani sınav zamanı yakınlaştıkça Ayşe bedensel, zihinsel ve duygusal değişimlerle daha yoğun cebelleşecektir. Çünkü yaşadığı baskıdan dolayı oluşan kuruntulu düşünceler Ayşe’nin derse yoğunlaşmasını da engelleyecek, engellemese bile sınav esnasında; “çalışmıştım ama hatırlamıyorum!” düşüncesi ile kaygı halini sıklaştıracaktır. Kaygı; yaşanan yoğun uyarılmışlık hali olarak bilinmektedir.  Sınav kaygısı ise; öğrenilen bilginin sınav esnasında kullanılamaması ve buna bağlı uyarılmışlık hali olarak kayıtlara geçmektedir. Sınav kaygısının bazı belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır;

  • Zihinsel: Kuruntulu düşünceler, unutkanlık ve düşünceleri kontrol etmede zorluk çekme.
  • Fiziksel: Nabızda artış, kaslarda gerginlik ve titreme.
  • Duygusal: Panik atak, heyecan ve çabuk sinirlenme.
  • Davranışsal: Çok çalışma, hiç çalışmama ve sınavı erteleme.

Bu yaşanan iç çatışmaların sıklık kazanması ile Anksiyete bozukluğuna da kapı aralanmaktadır. Anksiyete, strese karşı bir cevap niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda çocuk; korku, gerilim vb. duygu deneyimleri yaşamaktadır.  Günlük yaşamı oldukça sarsan bu deneyimler ve beraberindeki kaygı uyaranları çocuğu oldukça yoracaktır..  Şimdi dikkat çekmek istediğim bir noktaya yoğunlaşalım; “Ayşe ve diğer çocuklar” bedensel ve bilişsel olarak zaten bir gelişim içerisindedir. Sınav kaygısı ve ilerlemesi durumda oluşacak Anksiyete bozukluğu onların yaşam alanlarını daraltmaktadır. Ve tüm bunların üstesinden gelmek bu dönem çocukları için “zordur”. Onları hapsetmek haksızlık, robotlaştırmak vicdansızlıktır.

 Osman Azad Kazan

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.